WATER in Turkish translation

['wɔːtər]
['wɔːtər]
su
water
sudan
water
sudanese
of fluid
out
suyu
water
suya
water
suyun
water

Examples of using Water in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
First of all, stop letting the water guy bully you. Well, how?
Nasıl? İlk olarak sucu adamın sana kabadayılık yapmasına izin verme?
Okay. I don't get bullied by the water guy.
Sucu adam tarafından zorbalığa uğruyorum. Pekâlâ.
I do get bullied by the water guy. Okay.
Sucu adam tarafından zorbalığa maruz kalmıyorum. Tamam.
How? First of all, stop letting the water guy bully you.
Nasıl? İlk olarak sucu adamın sana kabadayılık yapmasına izin verme.
I don't get bullied by the water guy. Okay.
Sucu adam tarafından zorbalığa uğruyorum. Pekâlâ.
Okay, fine. I do get bullied by the water guy.
Sucu adam tarafından zorbalığa maruz kalmıyorum. Tamam.
The purser tells me we're almost out of drinking water.
Purser içme suyumuzun neredeyse tükenmek üzere olduğunu söyledi.
You guys can have my food and water. You know what?
Yemeğimi ve suyumu alabilirsiniz. Biliyor musunuz?
Gosh. Okay. Eating radish water kimchi makes me crave ribs.
Tamam. Turp suyunda kimchi yiyince canım kaburga çekti. Tanrım.
No, no, no. That's the water.
Hayır. -Su var zaten.
I need to make my game-day lemon water.- Yeah.
Maç günü limon suyumu yapmam gerek…- Evet.
wooden stakes and holy water.
tahta kazıklar ve kutsal sularla koşuşturuyorlar.
All right, whether you're the quarterback… or the water boy.
Pekala, oyun kurucuda olsanız ya da sucu çocuk da olsanız.
Proof of address-- I have electric, water and cable.
Adres teyidi-- Elektrik, -su ve kablolu faturalarım var.
You listen to me, and you listen closely, water boy.
Beni dinle çok iyi dinle, sucu çocuk.
So We opened the gates of heaven, with water pouring forth.
Biz de bunun üzerine gök kapılarını boşanan sularla açtık.
Then We opened the portals of heaven with water poured out.
Biz de bunun üzerine gök kapılarını boşanan sularla açtık.
So We opened the floodgates of heaven with water pouring down.
Bunun üzerine göğün kapılarını boşanan sularla açtık.
So We opened the gates of the cloud with water pouring.
Biz de bunun üzerine gök kapılarını boşanan sularla açtık.
Smart. Red Hook's surrounded by water on three sides.
Red Hookun üç tarafı sularla çevrili. Zekice.
Results: 63507, Time: 0.0963

Top dictionary queries

English - Turkish