Examples of using Sunak in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Sunak çocuğuyum ben.
Lenny sunak sıçan sabahları büyük bir toplantıya sahip. Tamamen.
Kumaşı sunak gibi kullanın!
Ormandaki sunak gibi.
Adına sunak yaptıracak bir aile bile kuramadın.
Onu sunak taşına getirin.
Bu sunak, Gavin Nicholsun… kafatasında bulduğumuz pembe siyanitten yapılma.
Doğu Kapısından çıktığınızda, Sunak güneye doğru-- Dinle!
Antikçağda bu şekilli taşlara altar ya da sunak taşı denilmekte idi.
Ritüelde yalnız kaldığı zaman sunak kabına ihtiyacı olacak.
Bu ormandaki sunak.
Demek ki hak etmedi sunak gibi bıraktım.
Kurban edilmesi için kızı sunak yerine getirin.
Tekenin bütün yağını esenlik kurbanının yağı gibi sunak üzerinde yakacak.
O sabah sunak için ekmek hazırlamaya yardım ediyordu… ama ağır bir iş ya da tekrarlayan hareket yapmadı.
Alec nerede? Hans diyor ki; Alec, suya çarpmamızdan çok önce sunak taşından fırlamış.
Efrayim günah sunusu sunmak için çok sunak yaptı, Bunlar günah işlemelerine neden oldu.
Balam Balaka, ‹‹Burada benim için yedi sunak kur ve yedi boğayla yedi koç hazırla›› dedi.
Orada yedi sunak kurdu, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundu.
Orada yedi sunak kurdu, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundu.