Examples of using Tabiat in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Tabiat alemindeki fabllar ve gözlemlerin bir karışımıdır.
Tabiat Anaya nasıl şükrettiğimi gör.
Tabiat ananın tek oğlu, ben buyum.
Ben tabiat ananın tek oğluyum.
daha çok tabiat bilgisinin kayboluşudur.
Bize karşı olan- nasıl bile Tabiat onları yardım gerekiyor?
Ama mucizeler, tabiat harikalarıdır.
Neredeyse sizin… bizim mevcut tabiat kanılarımıza meydan okuyor.
Verdiği güzel ve adil nimetler için tabiat anaya şükürler olsun.
Ah şu incirler yok mu Tabiat Ananın kahverengi elmasları.
adil nimetler için tabiat anaya şükürler olsun.
Aynı fikirde olmasak da… tabiat hakkında konuşabiliriz.
Daha çok, benim için çalışan, tabiat ananın fahişe şubesi olmakta kendisi.
Halkımız zayıf düştü ve… tabiat kanunlarına göre, ölmeliler.
Tabiat Ana ölüyor Tabiat Ana.
Ayrıca, toprak kaymaları ve toprak erozyonu gibi tabiat olayları mayınların yer değiştirmesine neden olarak halk arasındaki tabiriyle'' yürüyen mayınlar'' oluşturabiliyor.
Sayın Bay Adamson, dâhiyane tabiat tarihi kitabınızdan dolayı canı gönülden tebrik edilmeyi hak ediyorsunuz. Öyle bir kitap ki, edebiyat dünyasında her zaman yeri vardır.
Bu güzel dünyaya, tabiat harikalarına… ve Allahın nimetlerine… gözlerini kapadığı zaman… bir daha hiç geri dönmeyecek demektir.
Bu güzel dünyaya, tabiat harikalarına… ve Allahın nimetlerine… gözlerini kapadığı zaman… bir daha hiç geri dönmeyecek demektir.