Examples of using Tablette in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Önce tabletimi, sonra telefonumu,
Şeytan Tabletinin diğer yarısını arıyordum. Biz olmadan mı?
O tabletle ilgili ne varsa arkamızda bıraktık, Larry.
Eğer tablete bir göz atarsanız bizi çok onurlandırırsınız.
Kevin ve şeytan tabletinin bulunması gerekiyor
Tabletim nerede?
Bunun tabletle ne ilgisi var?
Daniel, birisi tabletinin yerini değiştirdi diye düşünmüş olmalı.
Michael, tabletine bir şeyler gönderiyorum.
Tabletle ne yapacak kim bilir?
Kadeh tabletinde yazanları hatırlıyor musun?
Butchun tabletinde senin ve kocanın fotoğraflarını bulduk.
Uçağı tablete dönüştürdükten sonra kokpiti kahvaltı kısmı yaptım.
Bonnie de Villeın tabletinden aldığın tüm görüntülere ihtiyacım var.
Carrienin tabletindeki kameradan.
Bu tablette bir yanıt olmalı.
Tablette çöller, dağlar, kanyonlar anlatılıyor.
Tablette her ne varsa içinden geçip gider.
Bu tablette yazanları tercüme edecek biri gerekiyor.
Affedersiniz! Bu tablette yazanları tercüme edecek biri gerekiyor.