Examples of using Tablo in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Eger bu anlik goruntuler, benim gordugum gibi gerceklesmezse… tablo degisir.
Tablo yok, tartışma yok.
Çalışmada yüzlerce detaylı tablo ve grafik kullanıldı.
Müşterilerin tablo alman için bazen para vermiyorlar mı?
Dergi yok, tablo yok. Televizyon yok.
Bu tablo ozon tabakasının işlevini gösteriyor.
Onlar hırsız değildi, tablo çalmadılar.
bütün finansal tablo değişti.
Arkanızda üç tablo, iki tane sağda.
Güven bana, tablo hırsızı falan değilim.
Sonra… bilirsin, tablo satmak zor zanaat.
Bir Harvard profesörünü bile afallatacak tablo ve hiyeroglifler var.
Onlar hırsız değildi, tablo çalmadılar.
Hangi lezzetin nereye gideceğini bu tablo gösteriyor.
Tablo da havalimanlarının son bir yıl içindeki toplam yolcu sayılarının yüzdesel değişimini de gösterilmiştir.
Çok fazla tablo alır mısınız Taylor Briggs?
Şüpheli bana iki tane tablo getirmişti.
Bir Harvard profesörünü bile afallatacak tablo ve hiyeroglifler var.
Bu dönemin sonunda, bu tablo için bana teşekkür edeceksin.
Arkanızda üç tablo, iki tane sağda. Emirleri takip et.