Examples of using Tahran in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
O, Tahran yakınlarındaki bir köyde doğdu.
Sanjar Hootan, Tahran Üniversitesi Siyasal Bilimler profesörü.
Tahran tabelası vardı, orası İranda.
Kim? Tahran CIA istasyon şefi?
Tahran CIA istasyon şefi.- Kim?
Tahran, Ensenada ve Duluthtan kontrolünde olan… Şu anda mutantların halen haber alınamıyor.
Tahran olayını bizim için başarıyla halletti.
Bizim için Tahran olayını ustalıkla halletmiştir.
Tahran olayını bizim için başarıyla halletti.
Tahran operasyonu başarısız olduğu için… ciddi miktarda para harcadık Nathan.
Tahran operasyonu başarısız olduğu için… ciddi miktarda para harcadık Nathan.
Tahran Üniversitesinden.
Tahran, nükleer anlaşmayı ihlal ediyor mu etmiyor mu?
Tahran Pazarı, dünyadaki en büyük pazardır. Hayır.
Tahran Pazarı, dünyadaki en büyük pazardır. Hayır.
Hayır. Tahran Pazarı, dünyadaki en büyük pazardır.
Tahran Ev Misafirleri operasyonu hazır.
Bunun Tahran operasyonuyla bir bağlantısı olmalı.
Şimdi de beni, Tahran hakkında, Emir kardeşler hakkında sıkıştırıyorlar.
Bunlar, Tahran gezisine bile tahammülleri olmayan İran karşıtlarıydı.
