TAKVIMDEKI in English translation

calendar
takvim
programını
ajandasını

Examples of using Takvimdeki in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Gerçekten öntanımlı takviminizi salt okunur yapmak istiyor musunuz?
Do you really want to make your default calendar read-only?
Takvimden veri okumak olanaksız.
Unable to read calendar data.
Ve benim takvimim bunu nasıl atladı?
And how did my calendar get off?
Daveti takvimime kaydet accept invitation.
Record invitation in my calendar.
Takvimimi kontrol etmeliyim.
Have to check my calendar.
Etkinlik takvimleri ve başvurularıFince İsveççe İngilizce.
Event calendar and directoriesFinnish Swedish English.
Polis takviminin Bay Ocak elemanı gibi görünüyorsun?
You looking to be Mr. January in the policemen's calendar?
Takvimimi kontrol etmem gerekiyor.
Have to check my calendar.
Newark Polis Akademi Takviminin 1998 Kasım güzeli.
As Mr. November in the 1998 Newark Police Academy calendar.
Koçların takvimlerini düzenleyeceğiz dedik.
And I say we do a coaches calendar.
Koçların takvimlerini kasabaya dağıtabiliriz.
Coaches calendar, we will sell it around town.
Bu gün takvimden sürekli söküp atacağım bir gün.
This is one day I would like to cut out of the calendar permanently.
Sizin sosyal etkinlik takviminizi bize bildirirseniz belki kendimizi daha iyi ayarlayabiliriz.
And you know, maybe if you gave us your social calendar, we could coordinate better.
Benim takvimim olacak.
I will mark the calendar.
Takvimimi, cep kitabımı,
My calendar, my pocket book,
Sosyal takviminin en önemli olayının bu olması rezillik Elizabeth.
It's criminal that this should be the highlight of your social calendar, Elizabeth.
Bir zamanlar takvimden günleri işaretliyordum.
There was a time I marked days on a calendar.
Pasaportum uçak biletim, takvimim--- Para var mıydı?
My passport… uh… airline ticket, my calendar.
Dinle, sonuçta takvimde iki ay boş kaldı.
Listen, um, the bottom line is that we have two empty months in this calendar.
Benim takvimim değil o.
That's not my calendar.
Results: 48, Time: 0.0358

Top dictionary queries

Turkish - English