CALENDAR in Turkish translation

['kælindər]
['kælindər]
takvim
calendar
schedule
timetable
almanac
calendar
programını
show
schedule
programming
software
ajandasını
agenda
agent
organizer
takvimi
calendar
schedule
timetable
almanac
takvime
calendar
schedule
timetable
almanac
takvimine
calendar
schedule
timetable
almanac
programımı
show
schedule
programming
software
programına
show
schedule
programming
software
ajandasına
agenda
agent
organizer
ajandasında
agenda
agent
organizer

Examples of using Calendar in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Unable to read calendar data.
Takvimden veri okumak olanaksız.
And how did my calendar get off?
Ve benim takvimim bunu nasıl atladı?
Record invitation in my calendar.
Daveti takvimime kaydet accept invitation.
Have to check my calendar.
Takvimimi kontrol etmeliyim.
Event calendar and directoriesFinnish Swedish English.
Etkinlik takvimleri ve başvurularıFince İsveççe İngilizce.
January 15 is just another day on the calendar, that's what he said.
Ocak takvimdeki sıradan bir gün demişti.
Don't you maniacs own a calendar?
Takviminiz yok mu manyaklar?
You looking to be Mr. January in the policemen's calendar?
Polis takviminin Bay Ocak elemanı gibi görünüyorsun?
Have to check my calendar.
Takvimimi kontrol etmem gerekiyor.
As Mr. November in the 1998 Newark Police Academy calendar.
Newark Polis Akademi Takviminin 1998 Kasım güzeli.
And I say we do a coaches calendar.
Koçların takvimlerini düzenleyeceğiz dedik.
Coaches calendar, we will sell it around town.
Koçların takvimlerini kasabaya dağıtabiliriz.
This is one day I would like to cut out of the calendar permanently.
Bu gün takvimden sürekli söküp atacağım bir gün.
Set your status according to appointments in your calendar.
Takviminiz içindeki atamalara göre durumunuzu ayarlarName.
And you know, maybe if you gave us your social calendar, we could coordinate better.
Sizin sosyal etkinlik takviminizi bize bildirirseniz belki kendimizi daha iyi ayarlayabiliriz.
I will mark the calendar.
Benim takvimim olacak.
My calendar, my pocket book,
Takvimimi, cep kitabımı,
It's criminal that this should be the highlight of your social calendar, Elizabeth.
Sosyal takviminin en önemli olayının bu olması rezillik Elizabeth.
There was a time I marked days on a calendar.
Bir zamanlar takvimden günleri işaretliyordum.
My passport… uh… airline ticket, my calendar.
Pasaportum uçak biletim, takvimim--- Para var mıydı?
Results: 1690, Time: 0.0717

Top dictionary queries

English - Turkish