Examples of using Takvimin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Belli ki takvimin de böyle olduğuna inanıyor.
Biri takvimin tarihini değiştirmiş. Hayır. Niye?
Hayır. Biri takvimin tarihini değiştirmiş. Niye?
Niye? Biri takvimin tarihini değiştirmiş. Hayır.
Takvimin kıymetli bileşeni… Uvo.
Takvimin en eski yarışıdır.
Takvimin bile randevusu var!
Takvimin bile randevusu var.
Takvimin değişmesine ilk yanıtımızı,… şu soruyla ifade edelim.
Takvimin nasıl işlediğinden haberin yok, değil mi?
Takvimin var mı?
Tam da Jen takvimin nasıl yanlış anlaşılabileceğini anlatıyordu.
Oliverin firmasından çalışan bir stilist, takvimin detaylarını konuştuk.
Regl olmuştur, takvimin üstüne yazmıştı.
İkisinide geçen gün internette yayınlanan takvimin özel galasında gördüm.
Turnuvalar açıklanamayan sebeplerden dolayı takvimin dışına alındı.
Regl olmuş ve takvimin üstüne yazmış.
Dale oradadır, takvimin her gününde.
Müşteri kanunun kılıcını üzerinde kullanacak… takvimin sırlarını yanında götürecek.
Bu takvimin temsil ettigi engin zaman okyanusunda biz insanlar kozmik yilin ancak son gününün son saatinde evrildik.