Examples of using Tampon in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Çamurluk, tampon, koltuk gibi.
Sanırım son yedi yılda iki tampon kullandım.
Uh, bu… bu… bu çok fazla. Tampon yok.
Hayat sana tampon vermez.
Tampon dosyalar filtreleniyor.
Tampon Bellek.
Tampon büyüklüğünde sigaraları art arda içiyordun.
Tampon alana dek bekle.
Ben buna tampon testi diyorum.
Tampon. 3-0, lütfen.
Tampon bir teklifim var.
Tampon etiketleri var, başka hiçbir şeyi yok.
Etraftaki tampon bölge hakkında konuşabilir miyiz?
Benden tampon istemiştin?
Burası tampon bölge.
Gazlı bez, tampon, genç bir cerrah adamın içinde bir şey unutmuştu.
Stan, sence? dev tampon mu, boklu sandviç mi?
Dev tampon olacak.
Bok ile tampon arasında seçim yapma hakkımız var.
Tampon bölge olması için Doğu Bloğunu kurmaları hiç şaşırtıcı değil.