TARAK in English translation

comb
tarak
taramak
tarayın
tarakla
tarak
hairbrush
tarak
saç fırçası
diş fırçası
brush
fırça
tarak
fırçala
tara
çalılığı
clams
midye
istiridye
tarağı
deniztarağı
scallops
deniztarağı
tarak
midye
dredge
tarak
combs
tarak
taramak
tarayın
tarakla
instep

Examples of using Tarak in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Nihayetinde sana bıraktığı tek şey bu kırık tarak oldu.
In the end, all she left you was this broken comb.
Tarak, hainleri öldürün!
Tarak, kill the traitor!
Bunlardan tarak, nitrogliserin, yağlar
They made combs, nitro glycerine,
Tekme… ayak yuvarlağı, bacak ve tarak.
Ball of the foot, shin and instep. Five hundred kicks.
Şimdi bu tarak gerekiyor.
Now I need this brush.
O zaman tarak yok.
Well, no clams then.
Şey… biz tarak kullanmıyoruz. Ama.
But… you see… we don't use combs.
Adım Tarak. Asker değilim, aşçıyım.
I'm not a soldier, I'm a cook. My name's Tarak.
Olmaz, tarak acıtır.
No, the brush will hurt you.
Tarak saçı dümdüz yapıyor!
Combs straighten your hair out!
Tarak nerede? Onu kaybettim?
I lost him. Where's Tarak?
Tarak saçı dümdüz yapıyor!
Combs straighten your hair!
Adım Tarak. Ben asker değilim, aşçıyım.
I'm not a soldier, I'm a cook. My name's Tarak.
Tarak, bez parçası,
Combs, rags, instructions,
Adım Tarak.
My name's Tarak.
Auschwitzte biriken binlerce gözlük yine Auschwitzteki tarak ve fırçalar.
The thousands of glasses piled up in Auschwitz. The brushes and combs. again in Auschwitz.
Adım Tarak.
I am Tarak.
Boynuzlardan tarak.
Combs from horns.
Komutan, Tarak.
Commander Tarak.
Satarım bit için tarak.
I sell combs for lice.
Results: 345, Time: 0.0335

Top dictionary queries

Turkish - English