Examples of using Tarak in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Nihayetinde sana bıraktığı tek şey bu kırık tarak oldu.
Tarak, hainleri öldürün!
Bunlardan tarak, nitrogliserin, yağlar
Tekme… ayak yuvarlağı, bacak ve tarak.
Şimdi bu tarak gerekiyor.
O zaman tarak yok.
Şey… biz tarak kullanmıyoruz. Ama.
Adım Tarak. Asker değilim, aşçıyım.
Olmaz, tarak acıtır.
Tarak saçı dümdüz yapıyor!
Tarak nerede? Onu kaybettim?
Tarak saçı dümdüz yapıyor!
Adım Tarak. Ben asker değilim, aşçıyım.
Tarak, bez parçası,
Adım Tarak.
Auschwitzte biriken binlerce gözlük yine Auschwitzteki tarak ve fırçalar.
Adım Tarak.
Boynuzlardan tarak.
Komutan, Tarak.
Satarım bit için tarak.