Examples of using Tarifi in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Eğer iyi arkadaşın olsaydı, tarifi sana kendisi verirdi.
Üzerine tarifi yazmıştın. Sonra da bana verdin.
Sam, tarifi anladın mı?
Tarifi Bayan Schmidte veririm.
Tarifi, aile içinde geçmişten bu güne kadar uzanıyor.
Başka birkaç tanık aynı tarifi verdi.
Ekmek pudingi tarifi.
Ekmekli puding tarifi.
Hoş, kolay bir pasta tarifi.
Tarifi gerçekten mümkün değil.
Bu bir çorba tarifi ve şuraya bak.
Tarifi de burada.
Hiç bir kitapta istediğim tarifi bulamadığıma inanabiliyor musun?
Tarifi resime aynen uyuyor.
Ve bu adamın tarifi Darrena uyuyor mu?
Deliliğin tarifi nedir bilir misin?
Ondan çamurlu tart tarifi alabilirsen, kendini şanslı say.
Bu felaketin tarifi.'' dedi.
Tarifi Kod Adı davasındaki şüphelilerinden birine uyuyor.
Tarifi vermeden önce ben burada araya girebilir miyim?