TARZ in English translation

kind of
tür
çeşit
tarz
biçim
tip
sayılır
bir nevi
türlü
bir bakıma
cins
sort of
tür
sayılır
bir çeşit
tarz
bir nevi
tip
bir bakıma
biçim
bir şekilde
kısmen
style
stil
tarz
moda
biçim
usulü
sitili
type of
tür
tip
tarz
çeşit
cins
way
böyle
mümkün
öyle
yolu
taraftan
şekilde
bir yol
imkanı
yöne
şekli
stylish
şık
tarz
havalı
stil
moda
zarif
genre
tür
tarz
janrını
türe
janna gibi
kinds of
tür
çeşit
tarz
biçim
tip
sayılır
bir nevi
türlü
bir bakıma
cins
types of
tür
tip
tarz
çeşit
cins
sorts of
tür
sayılır
bir çeşit
tarz
bir nevi
tip
bir bakıma
biçim
bir şekilde
kısmen
styles
stil
tarz
moda
biçim
usulü
sitili
genres
tür
tarz
janrını
türe
janna gibi

Examples of using Tarz in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bu tarz şapkalar çok yaygın.
Those sorts of hats are seen often.
Ve bu tarz davalar sorun olur.
And these types of trials can be a mess.
Bu eşsiz iki tarz, kimin son raunda gideceğini belirlemek için dövüşecek.
These two unique styles are fighting to decide who will advance to the final round.
Çok tarz.- Kıyafetine bayıldım.
Very stylish.>> and i love your outfit.
Neredeyse tarz değiştiriyor gibi.
It's almost like she switches genres.
Kasıtlı da kasıtsız da olsa bu tarz sözler onu ateşliyor olabilir.
Maybe even unintentionally, but either way, rhetoric like this could fuel his fire.
Bak şuna. Bu tarz bir donatım görmemiştim.
I haven't seen this type of setup. Look at that.
Yani bu tarz şirketlerdi, bilirsiniz.
You know, these sorts of companies.
Bu tarz fotoğrafların kalitesi, dışarıdan ışık kaynağı getirilerek arttırılabilir.
These types of photographs can be enhanced by bringing in an external light source.
Sürekli tarz değiştiririm.
I always change styles.
Epey tarz.- Tamam, hadi başlayalım.
Pretty stylish.- OK, let's start.
Curtis film yapmaya devam etti, ama tarz değiştirdi.
Curtis kept on making movies, but he shifted genres.
Ama daha önce hiç kimseye bu tarz duygular beslemediğimizi de biliyoruz.
But we both know we have never felt this way about anyone before.
Bu tarz insanlara ne deriz?
What do we call that sorts of people?
Bu tarz katillerin karşı ırkları hedef aldığını çok nadir gördük. Evet.
We're finding that these types of killers rarely cross racial lines. Well.
Mesela hangi tarz evler hangi tip kurabiyeyle satılır?
Which house styles are sold by which cookie type? For example?
Küçük tarz bir bıçağın olduğunun farkındayım.
Well aware you have that stylish little blade.
Curtis film yapmaya devam etti, Geri döndükten sonra, ama tarz değiştirdi.
After he came back, Curtis kept an making movies but he shifted genres.
Bu tarz fiziksel testlerin sana kolay gelmediğini biliyorum.
Don't come naturally to you. I understand that these sorts of physical tests.
Bu tarz katillerin karşı ırkları hedef aldığını çok nadir gördük. Evet.
Well… we're finding that these types of killers rarely cross racial lines.
Results: 3502, Time: 0.0655

Tarz in different Languages

Top dictionary queries

Turkish - English