TECRIT in English translation

isolation
tecrit
karantina
yalıtım
izole
izolasyon
yalnızlık
soyutlanma
lockdown
tecrit
karantina
kilit
kilitleme
kapatma
kapatılsın
lock-down
tecrit
kilitleme
isolated
izole
tecrit
ayır
yalıt
ayrıştırıp
sequestered
solitary
hücre
yalnız
münzevi
ıssız
tek
tek kişilik hücre
tecride
tek başına
yalnız başıma
segregated
seclusion
inziva
tecrit
gözlerden uzak
gözden ıraklık
divestment
tecrit
SHU
shunun
shuya

Examples of using Tecrit in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Ben Sudan Tecrit Timindenim.
I'm from the Sudan Divestment Task Force.
Davanın geri kalanında, jüri tecrit edilecek.
For the remainder of this trial, our jury is to be sequestered.
Bay Charles! Bu geceki gösterinin tecrit edildiğini biliyor musunuz?
You know tonight's show is segregated? Mr. Charles!
Dikkat dikkat. Tecrit üç dakika sonra başlayacak.
Attention. Lock-down will begin in three minutes.
Tecrit mahkumları bir sonraki üç aya kadar paket alamaz.
SHU inmates can't have packages until next quarter.
Tecrit edilecek. Yalnız kalacak.
Alone. He will not be alone. Isolated.
Fazla tecrit veriyorum diye Glen üstüme geliyor.
About giving too much solitary. No, Glen's already coming down on me.
Jüri bir süreliğine tecrit edildi.
The jury has been sequestered for some time.
Dikkat dikkat. Tecrit üç dakika sonra başlayacak.
Lock-down will begin in three minutes. Attention.
Tecrit edilecek. Yalnız kalacak.
Alone. Isolated. He will not be alone.
Fazla tecrit veriyorum diye Glen üstüme geliyor.
Glen's already coming down on me about giving too much solitary.
Beni en azından tecrit ile tehdit edemeyeceğini biliyorum.
I know you can't threaten me, at least not with the SHU.
Davanın geri kalanında, jüri tecrit edilecek.
For the remainder of this trial, ourjury is to be sequestered.
Dikkat dikkat. Tecrit üç dakika sonra başlayacak.
Lock-down will begin in three minutes. Warden: attention.
Tecrit edilecek. Yalniz kalacak.
He will not be alone. Isolated, alone.
Şartlar mı? Orası tecrit Tanrı aşkına!
Conditions? it's solitary, for christ's sake!
Mahkemenin sonuna kadar jüri tecrit edilecek.
For the remainder of this trial, our jury is to be sequestered.
Tecrit modu başlatıldı. Gitmiş!
Lock-down mode initiated. He's gone!
Arnavut diktatör Enver Hoca ülkesini tecrit ve yoksulluk içinde tuttu. Getty Images.
Albanian dictator Enver Hoxha kept his country isolated and impoverished. Getty Images.
Şartlar mı? Orası tecrit Tanrı aşkına!
It's solitary, for christ's sake! conditions?
Results: 484, Time: 0.0422

Top dictionary queries

Turkish - English