Examples of using Telefon in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Iwana telefon eden sendin, değil mi?
Teslimat servisi için telefon açıldı, işte geldim.
Seni telefon ve e-posta yağmuruna tuttum, Ari.
Eğer telefon kartı isterseniz, yazıcının oraya gidin.
Raymond bana çok üzgün olduğunu söylemek için geçen gece telefon etti.
İçeri gelin, telefon eden sizdiniz değil mi?
Biliyorsun, FBI ajanlarından çok fazla telefon almıyorum.
Werner ayrılmadan bir yıl önce, telefon açan sen değil miydin?
Ruhsatı yok. Diğer gondolcular telefon etti.
Pek çok kadın telefon ediyordu.'' diyen.
Sole nakil ameliyatı oldu mu diye telefon edeceğim.
Evet. Dün gece Dr. Strangee telefon eden siz miydiniz?
Polise sadece beni koruması için telefon ettim.
Ben bankadan çıkar çıkmaz Howard ona telefon etmiş olmalı.
Rosslara telefon edip Hamptonsdaki.
Dr Julia Ogden ikide Garlandın hizmetlisine telefon edip günün kalanında izin vermiş.
ya da telefon.
Olmayan evime davet edeceğim. Rosslara telefon edip Hamptonsdaki.
Bay Thatcher, iyi haberi vermek için Londradaki Başbakana telefon etti.
Bir çeyreklik bulup, birine telefon edebilirdin?