Examples of using Ten in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ten beri tek karbonhidrat almadım.
Ten gelen sen, Bifften bir kitap almamı bekliyordun!
Ten beri bu filmi yapmaya çalışıyoruz.
Eğer tıbbi bir acil durum varsa minibüs ten ayrılabilir miyim?
Dişler, ten.
Ten 1978e kadar Hanoi Ulusal Ekonomik Üniversitesinde ekonomi yönetimi aldı.
Ten banka bildirilerini buldum.
Ten beri karısı Wendy Enronun yönetim kurulundaydı.
Ten beri-- Yıllarca buraya sızabilmek için uğraştık durduk.
Ten beri kulübenin sahibi.
Ten itibaren İspanya, Birleşik Krallık, Almanya ve Türkiyede kullanıldı.
Açık ten, orta ten, siyah.
Ten beri oraya hiç inmedim.
Ten 1987ye kadar o numara, Bay Gordon Fenwick adına kayıtlıymış.
Ten sonra komik bir şey olmadı.
Ten itibaren Canard Enchaîné de karikatürler yayınladı
Ne, Kaliforniyalı mı? Dişler, ten.
Ten 1985e kadar Yeşiller Partisi üyesi olarak Bundestagda bulunmuştur.
Ten beri böyle bir şey görmedim.
Ten 1985e kadar Hollanda Ulusal Balesi için çalıştı.