Examples of using Tersane in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Önce tersane kapanmış, şimdi
Kötü haber ise tersane şehrin diğer ucunda.
Tersane hemen orada.
Ayrıca tersane hakkında konuşmak istiyorum.
Seni tersane konusunda hayal kırıklığına uğrattığımı biliyorum.
Tersane fena bir fikir değil.
Tersane sirenlerine ayağımla tempo tutsam daha iyidir.
Tersane çeşitli büyüklüklerde gemi inşa etmiştir.
Tersane hakkında mı?
Hasaan tersane daha açılmadan ellerinde silahlarla varmış olacak.
Muhbirlerimize göre… Hasaan tersane daha açılmadan ellerinde silahlarla varmış olacak.
Sadece tersane bölgesiyle masraflarımızı… yüzde 40 oranında azaltabiliriz.
İnşaat işçileri, tersane işçileri ve onların aileleri yüksek riskli gruplar arasında yer alıyorlar.
Tersane kantini yakınlarında bir ara sokak.
Görüyorsun, Tersane kantininin orada bir ara yol?
Tersane kantininin orada bir ara yol. Görüyorsun?
Tersane kantininin orada bir ara yol. Görüyorsun.
Görüyorsun, Tersane kantininin orada bir ara yol.
Tersane içindeki alarmlar devreye girmiştir.
Tersane kapandı.