Examples of using Ticarette in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Onlar ticarette kurnaz.
Aramızda, ticarette, bu'' Vasa Opel'' di.
Ticarette her şey, herkes birbirine bağlı.
Charlie, ticarette anlaşmazlık kötüdür.
Tom ticarette uzmanlaştı.
Ticarette rekabetin.
Uluslararası ticarette bilgi alma ve satma işinde olmanız halinde.
Biz ticarette buna dolandırılmak diyoruz.
Hallyu sayesinde genel ticarette bakiye 27 trilyon wonu buluyor.
Ticarette…- Ticaret! .
Her biri ticarette zengin, kültürel hayatta canlı olacaktı.
Ticarette değer paradır
Ticarette bir ilerleme kaydetmezsek 6 ay icerisinde paramizin degeri kalmayacak.
Onun en azından ticarette iyi olduğunu sanmıştım.- Coranın ağabeyi.
Bir kadın olarak, ticarette zor gelen şey ne, biliyor musun?
Ticarette kaybedip de başka yaşayan yok.
Ticarette bu kötü.
Ticarette saldirgan uygulamalar.
Premin ticarette derecesi var efendim.
Connavers birkaç yıl önce borcumu ödemek için beni ticarette kazandı.