Examples of using Tiner in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Aseton, uhu, tiner, çakmak gazı,
Tabii canım, Mortynin altına işemesi ve… Summerın tiner falan çekmesi için olduğunu biliyorum.
Son postanın tadı tiner gibi ve körlüğe sebep olabilir.
Tiner iki ay önce midesine girmiş. Kimyasal seviyeye bakılırsa, Ne zaman?
Reçetesiz satılan ilaçlar,… evlerdeki uçucu maddeler, tiner, zamk gibi şeylerden sabıkası olanlara bakalım.
Ducky? Gibbs neden telefon hattını koparıp cep telefonunu tiner kavanozuna atar? -Evet?
Gibbs neden telefon hattını koparıp cep telefonunu tiner kavanozuna atar?
Tiner ve yılan suyu olabilir çünkü eyalet martini kadar kuru…
Tiner ve yılan suyu olabilir
mumlar, tiner, benzin, biyodizel,
Tinere ihtiyacımız var.
Tinerden daha serttir.
Babacığının tinerini getir oğlum.
Ben… Elaine, tinerin var mı hiç?
Elaine, tinerin var mı hiç?
Hiç tinerimiz var mı?
Al, bu tineri iç.
Ama o raftaki tinerden değil.
Sokaktaki tinercilerden değilim ben.
Karımın tinerci kardeşi yeni işe girdi,