Examples of using Titredi in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kıçını bir korsan bayrağı daha titredi.
Orada öylece durup titredi.
Biraz elim titredi, hepsi bu.
Öfkeyle titredi, yoksa tutkuyla mıydı?
Titredi, titreşimdeydi.
Sesim titredi ve gözlerim doldu.
Titredi ve bağırdı, Yeniden doğdum!
Sesiyle deniz titredi?
O donuyordu, bu yüzden soğuktan titredi.
Bir titrek kavak gibi titredi.
Dünya benimle tanıştığı zaman titredi, inledi.
Oohh, dizlerim titredi bebek!
Onun açlığını hissettin,… onun donduran nefesiyle kemiklerin titredi.
Ölmek üzere olan bir ağacın son yaprağı gibi titredi rüzgarda.
Sanırım telefonun titredi.
Buraya yürümekten bacaklarım titredi.
Yıldan fazla bir süre boyunca, Avrupa Osmanlı ordularının akınlarıyla titredi.
Işıklar titredi.
Onun donduran nefesiyle kemiklerin titredi.
Hareket edemedim. Fakat bacaklarım öylesine titredi ki.