TOPLAR in English translation

balls
top
balo
taşak
beyzbol
beysbol
yumağı
cannons
top
silahı
tazyikli
i̇ncik
collects
toplayın
topla
ödemeli
toplar
almaya
koleksiyonu
alacağım
biriktirir
toparla
tahsil
gather
toplayın
toplamak
toplanın
bir araya
toparla
artillery
top
silahları
ağır
guns
tüfek
silah
tabancayı
tabanca
silahla
together
birlikte
beraber
hep birlikte
bir araya
biraraya
birleştir
topla
canons
rahip
topu
kilise
kanon
hitters
vurucu
tetikçiyi
topmuş
katil
he will assemble
toplar
shall assemble

Examples of using Toplar in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Şu toplar çok gürültü yapıyor! Ateş!
Those guns make a lot of noise! Fire!
Toplar hazır. Ateş!
The artillery is ready. Fire!
O toplar patlar patlamaz mekiklerinize binin.
Once those shells explode, get to your shuttles.
Bazı ağır toplar yapılmasını istiyor.
Heavy hitters want this done.
Makineli tüfekler ve toplar. Neler var?
Machine guns and canons. What do they have?
MI6 bilgi toplar, biz uygularız.
MI6 gather information, we apply it.
Arşivci bütün ölen rahiplerin günlüklerini ve yazılarını toplar.
The archivist collects all the dead priests' journals and writings.
Kapıdan çıkıp toplantıya giderdi. Takımını giyer, çantasını toplar.
Suit on, put together, briefcase, walking out the door to a meeting.
Almanlar, toplar, tanklar!
Germans, guns, tanks,!
Bu toplar mavi.
These shells are blue.
Bazi agir toplar yapilmasini istiyor.
Heavy hitters want this done.
Makineli tüfekler ve toplar. Neler var?
What do they have? Machine guns and canons.
Çürüyen mühimmatlar, paslanmış toplar, birkaç içleri boşaltılmış alçak uçan speeder.
Rotted munitions, rusted artillery, and some half gutted skim speeders.
CSI kanıtları toplar ama o kanıtlara anlamları analistler verir.
Csis gather the evidence, But analysis is really what gives it meaning.
Önemli olan toplar. Şimdilik yeter.
That will do for now. The guns are what matter.
Bazı ağır toplar yapıImasını istiyor.
Heavy hitters want this done.
Döküntüleri toplar, bomba parçalarını ayırırım.
Gather the detritus and separate out the bomb components.
Çoğunlukla hafif toplar.
Mostly light artillery.
Sadece birinci derece ana toplar.
Prime main canons only.
General, Bu toplar mavi.
These shells are blue. Major.
Results: 1224, Time: 0.0465

Top dictionary queries

Turkish - English