Examples of using Torben in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Torbenin Birtheyı ve çirkin çocuklarını terk edip gittiğini duydunuz mu?
Torbeni hatırlıyor musun?
Torbenin Yedinci Samurayı öldürmüş olabileceğini de düşündü.
Torbeni gerekli görürsek, istediğimiz zaman takip edebiliriz.
Helmut Torbeni nasıl hatırladın?
Ama bununla Torbenin bir ilgisi olduğuna inanıyorum.
Bu Torbenin dosyası mı?
Torbenin Herreshof ile bir ilişkisinin olduğunu biliyor muydun?
Ona Torbenin garajında olduğumuzu söyleme, olur mu?
Önce bu dava bitsin, sonra Torbenin peşine düşeriz.
Davies, yasadışı tiyolarının verilmesinden Torbenin sorumlu olduğunu söyledi?
İşte bu nedenle Torbeni takip etmeliyiz.
Eğer, Daviesin dedikleri doğruysa, Torbenin kaybedecek çok şeyi var.
Başka bir şey değilse, Torbeni getirdiğinde şirketi zarara uğrattın.
Torbenin de aynı zamanda içeriden bilgi sızdırmacı olduğu gerçeği ve McClarenin bağışçısı olması onun davası için çok kötü bir durum.
Eminim Bay Torbenin Princefield Bankasının CEOsu Bennett Herreshof ile finansal bir ilişkisinin olduğunu keşfetmişsinizdir.
o zaman o zaman Torbenle ikinizin bir şansı olurdu belki.
Torben haklıymış.
Ciddi olamazsın Torben.
Demirci Torben öldürüldü.