Examples of using Usul in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Nasıl yapıldığını göstereyim size… eski usul.
Dünyanızı bana anlatın, Usul.
Ne yapıyorsun?- Eski usul yapıyorum?
Hazineden de daha büyük, Usul.
En tepeye kadar çıkmakartık eski usul oldu.
Bana dünyadaki yerinizi söyleyin, Usul.
Glitch olunca Eski veya yeni usul giderirler Sorunu çözerler.
Bana geldiğin dünyayı anlat, Usul.
Hazineden bile büyük, Usul. Bir hazine.
Bir hazine. Hazineden bile büyük, Usul.
Bağlı kalınması gereken kurallar, usul ve kanunlar bu nedenle vardır.
İki eski usul, birazdan geliyor.
Burada iki esas usul var.
Eski usul cinayet tahtasını seviyorum.
Tek seçenek, eski usul kaşınmadır.
Tek seçenek, eski usul kaşınmadır.
Bay Usul cesedin üzerinde buldu.
Bunu her kim yaptıysa eski usul ile; ellerini kullanarak yapmış.
Sadece eski usul, baba-oğul zamanı.
Sen usul değişikliklerini yapmadan önce bunu bir görüşsek olmaz mı?