UZAN in English translation

lie down
uzan
yat
yere yat
yere yatın
yatman
yere uzanın
reach
erişilenler
ulaş
ulaşır
uzan
uzanın
uzat
ulaşın
varana
elini
uzatıp
lay
yatıyordu
yatan
üzerine
uzan
yat
koy
ser
işten
yaslan
sür
uzan
stretch
streç
gergin
esnek
esnet
gerin
uzat
uzatın
uzan
biraz
just lie back
sadece uzan
sadece arkana yaslan
arkana yaslan
sırtüstü uzanın
birazcık uzan
öylece arkana uzan
sadece yat
lay down
uzan
yat
yere yat
yere yatın
yatman
yere uzanın

Examples of using Uzan in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Uzan O çok kibar.
He's so nice. Just lie back.
Yarım'' plié'' ve uzan.
Demi and stretch.
Git, uzan.- Burada.
Go, lay down.- Here.
Sırtüstü uzan. Buraya gel.
Lay on your back. Come here.
Yukarı uzan! Evet! Ah!
Yes! Ah! Reach up!
Ve bir ve uzan ve uzan.
And one and stretch and stretch.
Buraya! Uzan!
Over here! Uzan!
Uzan.- Pekala.- Hadi.
Come on, lay down. All right.
Ve uzan! Evet.
Yes. And reach.
Kantaron olduğu yazıyor. Uzan Tatlı Aşkım kokteylinde Kokteyl menüsünde.
The Lay Low, My Sweet Lover… On the cocktail menu.
Eğil ve uzan.
Bend and stretch.
Pekala. Uzan.- Hadi.
Come on, lay down. All right.
Uzan bana!- Örümcek!
Spider.- Reach for me!
Bunu giy ve sonra masaya yüzüstü uzan.
Put this on and then lay face down on my table.
Üst kata çıkmayı bekleyemem, yatağa uzan… ve doğal bir şey.
I can't wait to get upstairs, stretch out in bed… and act normal.
Hadi. Uzan.- Pekala.- Tamam.
Come on, lay down. All right.
Hayır, uzan da görürsün.- Evet.
No, reach and see.- Yeah.
Hadi uzan.
Come on, stretch.
Lütfen… sırt üstü uzan.
Lay on your back. Please.
Haydi, uzan ve öl.
Go on, lay down and die.
Results: 1221, Time: 0.0485

Top dictionary queries

Turkish - English