Examples of using Uzat in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kolu uzat.- Direk içinden geçti.
Uzat elini. Al, bunlar lazım olacak.
George, bana şu pembe balonu uzat ve sıkı tutun!
Lalloo bana sandalyeyi ve şişeyi uzat.
Kolunu uzat, lütfen.
Efendim. Çakmağı uzat bana. Oğlum.
İlk önce kolunu uzat, sonra nişan al.
Sağı uzat, soldan indir.
Uzat elini. Evet, elini ona uzat. .
Kendine geliyor. Şu suyu bana uzat, olur mu?
Gerry, tahta kaşığı uzat bana.
Kaldır, ve ayağı uzat.
Uzat kolunu. Gel bakalım.
Çakmağı uzat bana.- Efendim. Oğlum.
Sırtını uzat!
Şeydeki gibi uzat… Cenevrede okuldaki zamanki gibi.
Ve uzat. Çok güzel.
Ellerini uzat.- Sonra FBIındır.
Tabağımı uzat,'' dedi.
Sen benden daha yuvarlak hatlara sahipsin. Boyayı uzat.