Examples of using Vaadine in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
kurumlar arasındaki karşılıklı güven vaadine değil.
temsil ettiğimiz aynı zamanda şahsi ilişkimize de yapılmıştır. kurumlar arasındaki karşılıklı güven vaadine değil.
Bu, ihanet sayılabilecek karar sadece bizim ve temsil ettiğimiz aynı zamanda şahsi ilişkimize de yapılmıştır. kurumlar arasındaki karşılıklı güven vaadine değil.
Senden aceleyle azabı istiyorlar: Allah, vaadine asla ters düşmez. Şu da bir gerçek ki Rabbinin katındaki bir gün, sizin saymakta olduğunuzun bin yılı gibidir.
Daha iyi bir dünya vaadine gelirsek, tek söyleyebileceğim,
Allahın vaadidir bu, Allah vaadine ters düşmez.
temsil ettiğimiz kurumlar arasındaki karşılıklı güven vaadine değil, aynı zamanda şahsi ilişkimize yapılmış.
bölgenin 15 yıldır Avrupalı bir gelecek vaadine baktığını söyledi.
Çünkü o, vaadinde sadıktı; bir resuldü, bir peygamberdi.
Hepimiz özgürlük vaadiyle ve aynı ölüm korkusuyla yaşıyoruz.
Ayrıca senin aksine dizlerine kapanıp vaatte bulunarak göreve tekrar atanmak zorundayım.
Seçim vaadiyle yalanın arasında ne fark var?
Çünkü o, vaadinde sadıktı; bir resuldü, bir peygamberdi.
Çünkü o, vaadinde sadıktı; bir resuldü, bir peygamberdi.
Çünkü o, vaadinde sadıktı; bir resuldü, bir peygamberdi.
Tanrının Vaadinde bazı hakları elde etmen gerek.
Artık sen de Tanrının Vaadinin resmi bir öğrencisisin. Harika.
Artık sen de Tanrının Vaadinin resmi bir öğrencisisin. Harika.
Tacın güç vaadinin zihnimi işgal ettiğini hissedebiliyorum.
Bu vaadimizi de yerine getireceğiz. Yalanlar, yalanlar.