Examples of using Vaiz in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Umarım gerçeği söylüyorsunuzdur, vaiz.
Ellerinde bir sürü eğitimli vaiz var.
Sana yiyecek getirdim. Vaiz kardeş.
Ben Vaiz Hollis Maxwell sizleri pazar günü kiliseyi ziyaret etmenizi bekliyorum.
Bunun o kadar basit olduğunu mu düşünüyorsun Vaiz Tom?
Poco. Ne?- Hayır.- Ne? Hayır! Vaiz.
Vaiz ve Şerif Parekr öldüler.
Hamile olduğu ve senin çocuğunu taşıdığı doğru mu Vaiz?
Poco. Ne?- Hayır.- Ne? Hayır! Vaiz.
Vaiz Paul Burke… Görünüşe göre hapishanede yeniden doğmuş. Hapishane mi?
Poco. Ne?- Hayır.- Ne? Hayır! Vaiz.
Dur Vaiz.
Bir din adamı var, Vaiz Pine.
Saint Mary Magdalene Kilisesini biliyor musunuz, Vaiz Pine?
Amen! Haklısın, Vaiz.
Ayağa kalk.- Evet, Vaiz.
Gel hadi, çıkalım. Vaiz gel.
Bence, vaiz kendisine çıkar sağlıyor.
Protestan vaiz ve iki Yahudi hahamdan oluşuyordu.
Dediğim gibi, vaiz bulmak için Illinoise gittik.