MINISTERS in Turkish translation

['ministəz]
['ministəz]
bakanları
minister
secretary
look
chancellor
overlooking
staring
papaz
pastor
reverend
priest
chaplain
minister
vicar
father
preacher
parson
clergyman
vaizler
preacher
chaplain
minister
reverend
pastor
ecclesiastes
başkanlar
president
mayor
chairman
presidential
chancellor
director
chief
presidency
POTUS
CEO
bakanlar
minister
secretary
look
chancellor
overlooking
staring
bakanlarının
minister
secretary
look
chancellor
overlooking
staring
bakan
minister
secretary
look
chancellor
overlooking
staring
papazları
pastor
reverend
priest
chaplain
minister
vicar
father
preacher
parson
clergyman
papazlar
pastor
reverend
priest
chaplain
minister
vicar
father
preacher
parson
clergyman

Examples of using Ministers in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I intend to see all my ministers alone.
Tüm bakanlarımla kendi başıma görüşmek niyetindeyim.
At least five of his proposed ministers are in their thirties.
Önerilen bakanlardan en az beşi otuzlu yaşlarda.
That list contains Justice Ministers and police commissioners.
O listede Adalet Bakanının birçok müsteşarın ve emniyet müdürünün de adları geçiyor.
In theory, parliament's work could be blocked if lawmakers attempted to replace G17 ministers.
Teorik olarak, milletvekilleri G17 bakanlarını değiştirmeye kalkışsalardı meclisin çalışması engellenebilirdi.
We have set a new strong cadre with former and new ministers.
Eski ve yeni bakanlarla güçlü bir kadro oluşturduk.
I tried the Iranian oil ministers, nothing.
İran Petrol Bakanından bir şey çıkmadı.
Tell your ministers.
Bakanlarına anlat.
Addressing the meeting, Gates asked the ministers to consider sending military trainers to Afghanistan.
Toplantıda konuşan Gates, bakanlardan Afganistana askeri eğitmenler göndermeyi düşünmelerini istedi.
Please tell the ministers my mother cannot see them today?
Lütfen bakanlara, annemin bugün onları göremeyeceğini söyler misiniz?
Set up a meeting with the Ministers for Foreign Affairs and Defence.
Dışişleri ve savunma bakanlarıyla bir toplantı ayarla.
Is that why we see bombs against ministers and bankers of the state?
Bakanlara ve bankacılara karşı bomba kullanılmasının sebebi bu mu?
Other influential PSD figures are under investigation, including three former ministers.
Aralarında üç eski bakanın da yer aldığı başka nüfuzlu PSD yetkilileri de soruşturma altındalar.
The same girls that the ministers bang have bubbly with drug dealers.
Başkanın çaktığı dolgun kız aynı zamanda da uyuşturucu taciriyle takılıyor.
They had access to ministries. They were friends with ministers.
Bakanlara ulaşabiliyorlardı, bakanlarla aralarında dostluk vardı.
EU Ministers Press Western Balkan Countries to Fully Co-operate with ICTY.
AB Bakanlarından, Batı Balkan Ülkelerine ICTY ile Tam İşbirliği Yönünde Baskı.
EU Finance Ministers Set 2006 Deadline for Greece to Curb Budget Deficit.
AB Maliye Bakanlarından Yunanistana Bütçe Açığını Küçültmesi İçin 2006 Sonuna Kadar Süre.
My ministers are my hands and feet.
Bakanlarım benim ayaklarım ve ellerim gibiler.
And a foul paper is with the ministers office claiming you have overstepped your authority.
Ve sayfalarca raporda şu an bakanın ofisinde, Otoriteni aştığına dair iddialar içeriyor.
And ministers will be loyal in return.
Düke bakanlarına iyi davranmalı bakanlar
Were sent complimentary tickets. The president and five ministers.
Başkan ve beş Bakana bedava bilet gönderilmiş.
Results: 1599, Time: 0.0608

Top dictionary queries

English - Turkish