Examples of using Bakan in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ray bebekleri konusunda sızlanıyorsun ama Hampstead Heathe bakan evini onlar ödediler.
Evimin arkasındaki dağlarda çok güzel bir manzaraya bakan.
Bu bakan Songun eski yardımcısı Gu Jang-gon efendim.
Bakan seni yemeğe götürmesi için saat 8de bir araba gönderecek.
Bakan içerde mi?
Annemin davasına bakan Henderson bir şeytan tarafından öldürüldü.
Bu dönem Bakan tarafından bir üç yıl daha uzatılabilir.
Bakan gelcek deli deli konuşup başımızı belaya sokacak.
Bakan tarafindan onayli giris iznim var benim.
Bana bakan bu moruk da kim?
Ağacın yapraklarına bakan tırtıllar hakkında bir hikaye.
Bakan, Sırbistanın AB üyeliği yolunda devam etmek için bütün şartları yerine getirdiğini belirtti.
Nedenlere bakan kim?
Bakan öldü.
Mart 2005 yılında Bakan olarak kabineye atandı.
Bakan biraz meşgul.
Televizyonda doğrudan kameraya bakan ilk kişi bendim.
Bakan geliyor.
Colin Doyleun dosyasına bakan kişi Mauranın kız kardeşi olduğunu biliyor.
Aynaya baktığınızda size bakan şişman kişiyi tanıdınız mı?