Examples of using Veda in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bu yüzden veda hediyesi olarak ona bir kaşık vereceğim.
Şimdilik veda edeceğim.
Sana da veda edebiliyorum. Ve mutluyum.
Kolay değil.'''' Gel Veda.
Elbette. Melanienin veda partisinde tanışmıştık.
Biliyorum, ve eğer o beni görürse, kermese veda edebilirim.
Bu sabahın veda ayinini bitti.
Benim veda partisini yaptığımız Binionı hatırladınız mı?
Veda hediyesi farz et.
Gidip veda edelim.
Sana da veda edebileceğim için mutluyum.
Syd. Syd, onun veda partisindesin.
Senin hakkında çok şey duydum.- Veda Kong!
Güzel veda hediyeleri yok mu?
Veda partin kutlu olsun kardeşim.
Neden bu korkudan veda etmiyorsun Bir zamanlar
Bayan Ocaka veda edemeden Hazirana gelmiştik.
Sakinleşmezsen beni… Syd. Syd, onun veda partisindesin.
Sana biraz veda tavsiyesi.
Ama veda hediyesi ister misin?