Examples of using Vericiler in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Neyse, bunlar eski vericiler, bakalım yeni olanlardan
Vericiler, yetimler, evinden kaçan insanlar, kısacası hiç özlenmeyen insanlardır.
Vericiler gitti.
Zoenin derisinin altında vericiler tarafından tutuşturulan son derece yanıcı iki gaz vardı.
Bütün vericiler aynı durumda.
Vericiler gecikmeli olarak çalışır.
Peki vericiler? Sağlık ekiplerince geceleyin tamamladı.
Bütün vericiler aynıdır. Neler oluyor?
Bütün vericiler aynıdır.
İçlerinde vericiler var. Hoş görünüyorlar.
İçlerinde vericiler var. Hoş görünüyorlar.
Vericiler nerede?
Sağlık ekiplerince geceleyin tamamladı. Peki vericiler?
Kolay değil, bu tip vericiler uzaktan kapatılmak için tasarlanmamış.
Neler oluyor? Bütün vericiler aynıdır.
Hoş görünüyorlar. İçlerinde vericiler var.
Hoş görünüyorlar. İçlerinde vericiler var.
Çok hassas ve güven vericiler. Ellerini seviyorum.
Vücudundaki bütün deliklerde, olmayan vericiler arıyorsun.
Halüsinasyonlar olacak ve serumdaki vericiler zihnindeki görüntüleri görmemizi sağlayacak.