Examples of using Vitray in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Yılında Much Hooledaki St. Michael kilisesinde onun anısına bir mermer tablet ve vitray pencereler yapılmıştır.
Çok renkli, vitray ilhamlı erkek külotu yapacağız.- Bayıldım.
Din düşmanları kiliseye sıkıntı vermeyi bıraktıklarında elimizde kalan şey vitray pencereli birkaç apartman olacak.
Vitrayları göstereyim mi efendim?
Vitraylar, heykelcikler.
Duvar resimlerinden vitraylara, masa örtülerine kadar.
Vitraylı pencereler….
Şömineyi ve şu vitraylı pencereleri gördün mü?
Frank Bannister adında birinin yaptığı vitraylar.
Yalnızca bir anlığına köşede büyük vitraylı pencereleri görüyorsunuz.
Vitraylı camları fark ettin mi bilmiyorum, ama onları yapmak için ne kadar uğraştığımı biliyor musun?
Vitraylı camları fark ettin mi bilmiyorum, ama onları yapmak… için ne kadar uğraştığımı biliyor musun?
Yeni Zellandadaki Canterbur Üniversitesinde bulunan bazı vitraylarda Merkez Güçler Zalimliğin
Chartres Katedralinin en göze batan özelliklerinden biri de vitrayın gerekliliklerine uymak için mimari yapının tasarımında yapılmış olan değişikliklerdir.
Vitrayın alt tarafında İsanın çocukluğundan sahneler gösteren bölüm ise 1225 yıllarında yapılmıştır.
Vitraylı pencereler…'' Üç oda ve yüklük veya dördüncü oda, geniş oturma odası.
Ayrıca, Orta Çağın ilerleyen dönemlerinde güçlü örgütler hâline gelen bu loncaların hiçbiri 13. yüzyılın başlarında, vitrayların yapıldığı dönemde kurulmamıştır.
geniş oturma odası… vitraylı pencereler… O kadar yere ihtiyacımız var mı?
resimler için G. Sturm, vitraylar içinse W.F. Dixon seçildi.
Sonraki dalışlardan birinde Jim'' D'' güvertesindeki birinci mevki kamaralarına tekrar girmek ve vitraylı pencereleri'' Mir-2'' nin ışıklarıyla dışarıdan aydınlatmak istedi.
