Examples of using Voodoo in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ben Voodoo Bir. Savunmaya geçin.
Graham voodoo dükkanından… nadir bulunan bir madde aldı.
Graham voodoo dükkanındaki az bulunan bir madde alır.
Voodoo Bir, Wood isabet aldı!
Bu voodoo, adamım.
Voodoo işindeydi, beraber her hafta 86 yaparlardı.
Bu voodoo,!
Golf Charlie… burası Voodoo 1-1, hedef bölgeye yaklaşıyoruz.
Golf Charlie… burası Voodoo 1-1, hedef bölgeye yaklaşıyoruz.
Bir çeşit voodoo ayininde katledilen… Beverly Hillsli beyaz bir aile var.
Onu gene voodoo bebeğiyle lanetledin, değil mi?
Voodoo gösterişli ama herkes gösterişli olabilir.
Bu kısıtlamaya rağmen, Voodoo Graphics ürünü
Voodoo hakkında ne biliyorsun?
Beni voodoo konusunda kitaplar yazmaya kim ikna etti sanıyorsun?
Jonah King'' voodoo'' yapıyor muydu?
Bu hep havadaki voodoo laneti yüzünden.
Richard benoitin pontchartrain bulvarındaki voodoo magazası.
Evet, üzerimde'' voodoo'' yapmaya çalıştı.
Kabul ediyorum, Bayan Trunchın voodoo bebeğini yaptım.