VULKANLAR in English translation

vulcans
vulkan
vulcanlar
a vulcan
bir vulkan
bir vulcan

Examples of using Vulkanlar in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Vulkanlıyı soruşturma odasına götürün.
Take the Vulcan to the examination room.
Vulkanlıyı kilitle.
Lock up the Vulcan.
Hoshi bu sabah Vulkandan bir ileti aldığını söyledi.
Hoshi tells me you got a transmission from Vulcan this morning.
Buradaki küçük Vulkanlı göründüğü gibi değilmiş, hiç değildi.
Our little Vulcan here is not what she appears to be… never was.
Vulkanın hazırladığı yıldız haritalarının bütünüyle doğru olmadığını mı söylüyorsun?
Are you saying those Vulcan star charts aren't all that accurate?
Vulkanın duygulardan arınması.
The Vulcan purging of emotion.
Terrana ayak basan ilk Vulkanı öldürmek için kullandı.'' terran-paralel evrende dünyalı.
He used it to kill the first Vulcan who stepped onto Terran soil.
O Vulkanlıyı yere nasıl serdim.
I took that Vulcan down hard.
Vulkanda çimenler yeşil mi?
Is Vulcan grass green?
Bizi bekleyen Vulkanların ellerine mi teslim edecektin?
Were you going to deliver us into their waiting hands, Vulcan?
Vulkanların uzun yaşadığını unutmayın, Kaptan.
Can't forget Vulcan longevity, Captain.
İnsanlarınızın haberlerinin Vulkana ilk ulaştığı zamanı hatırlıyorum.
I remember when news of your people first reached Vulcan.
Vulkanı bize verirseniz gitmekte serbestsiniz.
Give us the Vulcan and you will be free to go.
Vulkanı bize verin.
Give us the Vulcan.
Peki… Vulkandan ne zaman ayrıldın?
So when did you leave Vulcan?
Biz de Vulkanların çiftleşme ritüellerinden bahsediyorduk.
We were just discussing Vulcan mating rituals.
Vulkanlar barışçıldır!
Vulcans are pacifists!
Vulkanlar yalan söyleyemez.
Vulcans cannot lie.
Vulkanlar içki içmez.
Vulcans don't drink wine.
Vulkanlar korku bilmez.
Vulcans don't experience fear.
Results: 177, Time: 0.0353

Top dictionary queries

Turkish - English