WILLDEN in English translation

will
olacak
eder
edecek
olur
gelecek
verecek
yakında
birazdan
olacak mı
hemen

Examples of using Willden in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Maniladaki Willden bir kartpostal.
A postcard from Will in Manila.
Willden haber var mı?
Any news from Will?
Willden dolayı değil mi?
This is because of Will, isn't it?
Willden hâlâ bir tepki yok.
Still no reaction from Will.
Willden haber var mı?
Any word on Will?
Anne, Willden bahsediyoruz.
Mom, it's Will.
Sen mesaj atınca, Willden geldiğini sanacaklar.
So when you text someone, they will think it's from him.
Finn Emmayı öptü. ve sonra Willden özür diledi, -Çok üzgünüm.
Finn kissed Emma and then apologized to Will, I'm so sorry.
Jack, o anıları Willden çıkardım;
Jack, I dug those memories out of Will;
Evet o notu Willden önce okudum.
Yes, I read your note before my office forwarded it to Will.
Saçmalık. Bilgiyi doğrudan Willden aldım.
Bullshit. It's coming straight from Will.
Saçmalık. Bilgiyi doğrudan Willden aldım.
It's coming straight from Will. Bullshit.
İşte o an anladım ki, mektubun Willden olduğunu bilmiyordu.
That's when I realized- she didn't know the letter was from Will.
Günaydın, Gray. gördüğüm kadarıyla, Willden o aramayı aldın.
Morning, Gray. I can tell by the look, you got that call from Will.
Hâlâ, Willden nefret ediyordum. Çünkü benim için değerli olan insanlara bakarken… onları öldürmesi muhtemel olan şeyleri görüyordum.
Still, I hated Will a little cos I looked at people who are important to me in terms of what will probably kill them.
Demek istediğim, Anna, Willden başka kimseye sahip olmadıysan, Reece. Başka bir horozun nasıl hissettiğini öğreniyorum.
I mean, Anna, if you have never had anybody but Will, Reece. I say find out what another cock feels like.
Demek istediğim, Anna, Willden başka kimseye sahip olmadıysan, Reece. Başka bir horozun nasıl hissettiğini öğreniyorum.
Reece. I say find out what another cock feels like. I mean, Anna, if you have never had anybody but Will.
Çünkü Willden hoşlandığımı düşünüyorsun ve için içini yiyor.- Hayır.
No, I'm not. You think that I like Will and it's eating you up inside.
Yani Tommy son 24 saati eğlenerek ve Willden haberi olmayarak mı geçirmiş?
So Tommy spent the last 24 hours partying and had no idea if Will was in trouble or missing?
Bachmann Tanrının ona yol gösterdiğini söyledi ve Maggie Willden Tanrının sesinin neye benzediğini sormasını istedi.
Bachmann said that God told her to run, and Maggie wanted Will to ask her what God's voice sounded like.
Results: 89, Time: 0.0294

Willden in different Languages

Top dictionary queries

Turkish - English