WILLIN in English translation

will
olacak
eder
edecek
olur
gelecek
verecek
yakında
birazdan
olacak mı
hemen

Examples of using Willin in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bence Willin başarısız olmasına çalışıyorsun.
And I think you're rooting for Will to fail.
Willin akrabası mısınız?
Are you a relative of Will's?
Ve hepsi Willin kardeşini işaret ediyor.
And it points to Will's brother.
Willin davasındaki savunma ve idare biçimini halledelim.
Plea and case management on Will's case.
Willin karısıyla konuştum.
Talked to Will's wife.
Willin şapkasında kan vardı.
There was blood on Will's hat.
Willin üstüne!
On top of Will.
Willin odasına gidiyor.
It's going into Will's room.
Willin annesinin Facebookuyla,
With Will's mum on Facebook,
Willin durumu çok kötü.
It's too bad about Will.
Willin en sevdiği yemekti her gün yerdi.
Pot roast was Will's favorite. He would eat it every day.
Willin peşindeydi.
He was after will.
Willin çocukluğunu geçirdiği eve gireceğim.
I'm walking into Will's childhood home.
Willin babası o.
That's Will's dad.- Gasps.
Bu Willin suçu mu?
This is Will's fault?
Doğru Willin odasına.
Straight into Will's room.
Willin'' tenissel dirsek sakatlığı'' sağolsun, bir partnerim bile yok.
And thanks to Will's"tennis elbow," I have no partner.
Willin arabası.
That's Will's car.
Willin arkadaşısın değil mi?
You're a friend of Will's, right?
Willin müvekkiliydi.
She was Will's client.
Results: 933, Time: 0.0405

Top dictionary queries

Turkish - English