Examples of using Worth in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Tüm bunlar, Worthun peşine düşmeye karar vermenle başladı.
Jon Worthun oynadığı bir diziye danışmanlık yapıyorum.
Dallas Fort Worthta yıldırım fırtınaları bekleniyor.
Eğer Firlock, Fort Worthtan Juareze kara yoluyla geldiyse çok fazla kalmayı planlamıyordur.
Fort Wortha hoş geldiniz, Bay Stiles.
Başkan geceyi Fort Worthtaki Teksas Otelinde geçirdi.
Fort Wortha gidiş ne kadar süre alıyor?
Fort Wortha bir bilet, lütfen.
Fort Wortha, büyük bir sığır sürüsü anlaşmasına gidiyorsun herhalde, Bay Jones.
Fort Wortha bir öğretmen tutmak için gidiyorum.
Ben ben Forth Wortha vardığımızda birilerini bulmana yardımcı olabilirim.
Fort Wortha, onu bulmaya gidiyorsun, öyle değil mi?
Fort Wortha uçmak ister misin?
Conway kızı Fort Wortha götürebilir miyim diye sormuyor.
Fort Wortha gidiyorum.
Fort Wortha 08:30 uçağına yer ayırtmış.
Worthun dediklerinde biraz da olsa doğruluk payı olmalı.
Tüm bunları Worthu öldürmediğim için mi yapıyorsun?
Görünüşe göre Worthun yaptığı makinenin berbat bir yan etkisi varmış.
Fort Worthtan gelen bir bey benimle görüsmek istiyormus.