Examples of using Yapmayarak in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Onu ortak yapmayarak, dindarlığa karşı olduğunuz mesajını gönderdiğinizi düşündünüz mü?
Bu yüzden tüm günü evde kanepemde oturup hiç bir şey yapmayarak geçirmeyi tercih ederim, lastikleri değiştirdikten sonra tabi.
Teknik olarak, Abed, bu filmi yapmayarak… okuldan yarım milyon dolar çalmış olursun.
yatıp zamanımızı hiçbir şey yapmayarak boşa harcamıyoruz?
Ya karını vurarak, anahtarı kapatacaksın ya da bir şey yapmayarak, sen, o, ve adamların, hepiniz öleceksiniz.
Teknik olarak, Abed, bu filmi yapmayarak okuldan yarım milyon dolar çalmış olursun.
Ve ben madam, yetişkin bir kadının bütün hayatını… hiçbir şey yapmayarak geçirmesine zorlukla inanıyorum.
Poirot hiçbir şey yapmayarak rahat edebilir ama, ben Oliver, asla etmem.
Ashley, bana nasıl yardım edersin biliyor musun… bunu bir daha yapmayarak.
en son ne zaman vaktinizi hiçbir şey yapmayarak geçirdiniz?
O gece benim sayı yapıp kendisi yapmayarak takıma girdiğini öğrenirse yıkılır!
Öte yandan, geçen yıl hiçbir şey yapmayarak bu duruma katkıda bulunan uluslararası toplum ve YTDnin kendisinin sorumluluğuyla ilgili soru işaretleri de ortaya çıkıyor.'' dedi.
Angel yapım ekibi üyesi Dan Kerns ayrıca bir yazısında iki yönetici yapımcının'' Buffy ve Angel dizileri süresince kesinlikle hiçbir şey yapmayarak isimlerinin ön planda çıktığını'' yazmıştır.
Şabat Günü bu kentin kapılarından yük taşımayıp hiç iş yapmayarak Şabat Gününü kutsal sayarsanız.
Yapma, Them! Hayır!
Yapma, Them! Hayır!
Bak! Yapma…- Hayır.
Panik yapma. Haydi.
Yapma!- Hayır baba!
Beyninde, yapma… Bir mermi istemiyorsanız Hareket etme!
