Examples of using Yarada in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Büyük bir yırtık var yarada.
Yarada bulduğum siyah, kumlu madde silahtan bulaşmış.
Heidinin kafasındaki yarada bulduğumuz parçayla aynı renkte.
Ye kadar o yarada difteri basili taşıdım.
Yarada metalik kalıntılar var.
Yarada ve giysilerinin üzerinde.
Yarada toprak ve kum kalıntısı var.
Yan yarada kurşunu hissedebiliyorum.
Yarada… hava var!
Kurbanın kolundaki yarada… bunun gibi bir saç buldum.
Kurbanın kafasındaki yarada bulduğunuz pas renkli şey.
Yarada boya artığı ve bazı iplik parçaları bulduk.
Yarada tuhaf bir şeyler var demiştiniz?
Başındaki yarada alüminyum parçacıkları var.
Şey, Yarada yaptığım araştırmalara göre.
Zehirlenmeye neden olan yarada bir şey olabilir.
Yarada pıhtılaşma var. Dokular da zedelenmiş.
Silahtan gelen partiküller yarada ve gömlekte olacaktır.
Yarada kurtçuk olması ne anlama geliyor Dr. Lin?
O yarada daha önce hissetmediğim bir enerji var.