Examples of using Yarim in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Adayla yarim saat yüz yüze görüsmek istiyorum.
Geciktigi her gün için yarim not düserim. Anlasildi mi?
Iste yarim kalp.
Digerleri icin bize yarim dakika izin ver.
Ancak bunu yarim bir oksijen cadiri üzerine kurmak gerekir.
Benim aşkım senin kalbinde, yarim.
Senin aşkın benim için dünya demektir, yarim.
Brezilya Meclis Baskani, bizimle yarim saat içinde konsoloslukta bulusacak.
Koko benim arkadaşım, yarim, sadık dostum.
Cigligini duydum, ormanin icinde buraya yarim kilometre mesafede.
Yerine otur Jim. Yarim saat.
Nerede o? Senden yarim saat sonra cikti?
Nerede o? Senden yarim saat sonra cikti.
Son defa bir ilaç içtiğimde, yarim sise içki içmiştim.
Tamam. Yarim bira için çok sağ ol… antrenmanda görüsürüz.- Gitsem iyi olur.
Bir müzisyen tuttum çünkü… hangisi iyi, yarim saatligine yayli dörtlüsü mü…
Yarim saat geç gelip,
gidip ayni mahalleden yaklasik yarim milyona bir ev alabilirdim.
Pelopnonneşin savaşı büyük bir çarpışma olan bu savaşta Yunan şehir sistemi yerle bir oldu iki ve yarim bin yil önce.
Iscisi var. Bu bir fabrika-- ve bunlardan birkac tane var-- bu yarim kilometre uzunlugunda.