Examples of using Yelek in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Pekala, Steve, yelek seremonisine altı ay var.
Ve eksik iki parmak. O yelek.
Pekâlâ, Steve, yelek seremonisine altı ay var.
Güzel yelek.
Ve bu?- Yelek.
Ve bu?- Yelek.
Tüfek, kurşungeçirmez yelek ve el bombası.
Bilgisayarlarına girdi ve yelek satışlarının izini sürdü, ona kadar.
Yelek gömleğin üzerinde olur!
Yelek konusunda ne durumdayız?
Sadece yelek giyip, saat takmış-- bir tavşan!
O yelek ne ayak?
Yelek için teşekkür ederim.
Üzerine yelek ve telsiz tak.
Son kez yelek giyiyorum gibi değil yani.
Bir köpek ve yelek herkese bir sorunum olduğunu belli eder.
Yelek giymiş bir gelincik. Size'' Müzikal kireç tortusu yapan.
Yelek giy, hayatını kurtar. Yaşıyor musun?
Not: Yelek için teşekkürler.
Yelek icin tesekkurler.