YEM in English translation

bait
yem
yemle
tuzağı
feed
yem
besleyin
beslenen
besle
besler
görüntülerini
yayını
yediriyoruz
doyur
yedir
decoy
yem
tuzak
sahte
sivil
şaşırtmacayı
hilesi
şaşırtmaca
fodder
yem
gıda
malzeme
yem
lure
tuzak
yem
cazibesi
çek
cezbetmek
çekip
çekebilirim
ayart
çekeceğiz
chum
ahbap
yem
kanka
dostum
arkadaşım
canım
sharkbait
balıkyemi
yem
lures
tuzak
yem
cazibesi
çek
cezbetmek
çekip
çekebilirim
ayart
çekeceğiz
to feed
fed
yem
besleyin
beslenen
besle
besler
görüntülerini
yayını
yediriyoruz
doyur
yedir
decoys
yem
tuzak
sahte
sivil
şaşırtmacayı
hilesi
şaşırtmaca
feeding
yem
besleyin
beslenen
besle
besler
görüntülerini
yayını
yediriyoruz
doyur
yedir
baited
yem
yemle
tuzağı

Examples of using Yem in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Köpekbalığını görene dek yem torbasını hareket ettirme demedim mi sana!
Don't move that chum bag till you can see the shark!
Yıl önceki görevim Yem casus ise öldürün… artık yerine getirildi.
My mission from 16 years ago. If Yem is a spy, kill him.
Başardın Yem! Yem, bütün üzerin mikrop kaplanmış!
Sharkbait, you did it! Sharkbait, you're… Covered with germs!
Yem vermeyi unutmuş. Kırmızı balığını gömüyor.
Burying a goldfish. That he forgot to feed.
Devlere yem olma ihtimalimiz çok yüksek.
It's very possible that we will become Titan fodder.
Aslanlara yem dedi!
Fed to the lions he said!
İnsanlar Mic Stardan beri Yem ile beni iyice aptal yerine koymaya başladı.
Since Mic Star, people have been taking me and Yem some idiots.
Yem değildi.
It wasn't chum.
Seni Canavara yem etmeye çalıştığım için üzgünüm, vesaire.
I'm sorry for trying to feed you to The Beast, et cetera.
ne teslim cadılar için top yem oldu!
what you delivered was cannon fodder for witches!
Neden? Çünkü: avcı, sadece bir yem istediğinde.
Why? Because the hunter lets the hawk live… only when he wants a decoy.
Aramıza hoşgeldin Yem kardeş.
Welcome, Brother Sharkbait.
Sirenlerin şarkılarının yem olması gibi.
Like the lure of the Siren's song.
Yılan balıklarına yem olacağına Bir süprüntü gibi gökyüzünden atılıp şüphen olmasın.
And I will see you torn from the sky and fed to the eels.
Yem sizsiniz, değil mi?
You're the decoys, right?
Onları yem yapmalıyız. Öncelikle şu balıkları kesip.
First we cut up fish, make chum, that will get the birds in the water.
Yüzbaşı Yem.- Gerek yok.
Captain Yem. No need.
Kevin, seni tarantulama yem edeceğim.
Kevin, I'm going to feed you to my tarantula.
Onun top yem olsun.
Let them be the cannon fodder.
Neden? Çünkü: avcı, sadece bir yem istediğinde?
Only when he wants a decoy Because the hunter lets the hawk live… Why?
Results: 1918, Time: 0.0383

Top dictionary queries

Turkish - English