Examples of using Yem in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Köpekbalığını görene dek yem torbasını hareket ettirme demedim mi sana!
Yıl önceki görevim Yem casus ise öldürün… artık yerine getirildi.
Başardın Yem! Yem, bütün üzerin mikrop kaplanmış!
Yem vermeyi unutmuş. Kırmızı balığını gömüyor.
Devlere yem olma ihtimalimiz çok yüksek.
Aslanlara yem dedi!
İnsanlar Mic Stardan beri Yem ile beni iyice aptal yerine koymaya başladı.
Yem değildi.
Seni Canavara yem etmeye çalıştığım için üzgünüm, vesaire.
ne teslim cadılar için top yem oldu!
Neden? Çünkü: avcı, sadece bir yem istediğinde.
Aramıza hoşgeldin Yem kardeş.
Sirenlerin şarkılarının yem olması gibi.
Yılan balıklarına yem olacağına Bir süprüntü gibi gökyüzünden atılıp şüphen olmasın.
Yem sizsiniz, değil mi?
Onları yem yapmalıyız. Öncelikle şu balıkları kesip.
Yüzbaşı Yem.- Gerek yok.
Kevin, seni tarantulama yem edeceğim.
Onun top yem olsun.
Neden? Çünkü: avcı, sadece bir yem istediğinde?