Examples of using Yengem in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Claire yengem onu öldürdü.
Benim de amcamla yengem yağlayıp ballayıp bebek plasentası yerdi.
Ben, ağabeyim, yengem, Binti… ve tüm arkadaşlarım.
Benim kendi yengem için dua etti ve bir hediye verdi.
amcam Martin ve yengem Nancy.
Jules, bu benim… yengem, Deb.
Ah. Evet amcam ve yengem… Hayır, Lee.
Bir gece, kardeşim ve yengem Monica beni yemeğe çağırdılar.
Tabii.- Tabii. Sarah yengem auraları görebiliyor.
Teşekkürler. Bunu söylemek zorundaydım çünkü benim yengem olacaksın.
Geçitten sadece Hippolyta yengem geçmedi.
Koel, Charu, Girish, yengem… Kimler?
Ancak, baba, yalnızca Yengem.
Büyükanne! Benim sevgili yengem.
Benim sevgili yengem.
Yengem oluyor kendisi.
O nasıl yengem olabilir ki?
Yengem vefat etti. Bunun bir yas elbisesi olduğunu fark etmedin bile.
Yengem hasta mı?
Yengem nasıl?
