YERIZ in English translation

eat
yemek
yemen
yiyecek
food
yemek
yiyecek
gıda
besin
maması
dinner
yemek
akşam
have
var
sahip
hiç
daha
beri
zaten
yok
üzerinde
ilgili
zaman
lunch
yemek
öğle
eating
yemek
yemen
yiyecek
we will dine
yemek yiyeceğiz
yiyeceğiz
we will feast
ziyafet çekeceğiz
ziyafet çekeriz
yeriz
cook
aşçı
yemek
pişirmek
ahçı

Examples of using Yeriz in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Yemek yeriz.
We eat lunch.
Kısa zaman sonra, hepimiz elma yeriz, sen de unlu mamuller satışına bakarsın.
Pretty soonwe're all eating apples, and you're runninga bake sale.
Yemek yok. Çocuklardan birini yeriz.
We will eat one of the kids. There's no food.
Sonra orda buluşup bir şeyler yeriz.
We should meet up later and grab dinner.
Birkaç alete bineriz, pamuk şeker yeriz.
We can grab some rides, have some cotton candy.
Bir aya kalmaz salarlar. Birlikte Pazar rostomuzu yeriz.
A month from now, we will be together, eating a nice Sunday roast.
Geri döndüğümde, belki bir şeyler yeriz?
Maybe when I get back, we'll, uh, grab some dinner?
Takside yeriz. -Takside mi yeriz?
Eat it in the cab? Chinese food in a cab?
Tüm gün kanepede uzanıp dizi izleyip, cips yeriz.
Lying on the couch all day. Watching soap operas, eating nachos.
Etrafı gezeriz, güzel yemekler yeriz.
We can sightsee, and eat delicious food.
Mola sırasında büfedeki atıştırmalıkları mum ışığı eşliğinde yeriz artık?
Candlelit dinner at the snack bar on my break?
Çimenlere uzanıp armut yeriz.
We will lie in the long grass, eating pears.
Kitap okur, güzel yiyecekler yeriz.
Read, eat great food.
Akşam yemeğini gelince birlikte yeriz.
We will have dinner together.
Çavdarın kendisini de ekmeğini de yeriz.
Eating rye and pumpernickel♪.
Sonraki barda bir şeyler yeriz.
We can get some food in the next pub.
Tabii ki, yemeğimizi yeriz!
Sure, we will eat our dinner!
Batıya gidersek, sonunda atları yeriz.
If we go west, we end up eating the horses.
Yemek yapar, yeriz.
We will make some food.
Ama hep burada yeriz.
What about eating here?
Results: 782, Time: 0.0392

Top dictionary queries

Turkish - English