ZAFER in English translation

victory
zafer
galibiyet
fetih
glory
zafer
şan
şöhret
şeref
yücelik
görkemi
ihtişamı
şanın
övgüyü
münezzehtir
triumph
zafer
galip
üstün
başarılı
muzaffer
kazandığı
büyük başarı
win
kazanmak
kazanır
galibiyet
galip
bir zafer
victorious
muzaffer
zafer
galip
üstün gelenler
kazanmış
zafer
conquest
fetih
zafer
fethetmek
istilasından
ele geçirmeye
triumphant
muzaffer
zafer
mükemmel
başarılı
üstün
galip
kazanmış
victories
zafer
galibiyet
fetih
triumphs
zafer
galip
üstün
başarılı
muzaffer
kazandığı
büyük başarı
won
kazanmak
kazanır
galibiyet
galip
bir zafer
winning
kazanmak
kazanır
galibiyet
galip
bir zafer
wins
kazanmak
kazanır
galibiyet
galip
bir zafer

Examples of using Zafer in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Biraz yeniden işlenmiş bir versiyon Geçen yılki zafer işareti ii.
A slightly reworked version of last year's victorious mark ii.
Kimsenin yardımı olmadan 20 zafer kazanabilirim. Bunu yapmamalıydım!
I shouldn't have done that. I can get 20 victories without anyone's help!
Birkaç zafer, en azından 3.
Several triumphs… At least three.
Zafer sadece bir hayal.
Conquest is just a dream.
Kralımızın gözleri. bizim zafer kazanan taşımız… Sevgili Doctor John.
Dear Doctor John… our kingdom's eyes. our triumphant antimony.
Zafer, ne oldu?
Zafer, what happened?
Bizim için büyük zafer Maxin duygusal olarak bunun altından kalkabilmesiydi.
He did okay emotionally. The big win for us is that Max.
Belkide bu zafer serisinin ilkiydi.
Maybe this was the first in a long series of victories.
Zafer henüz bizim değil.
The war is not yet won.
Zafer, keder.
Triumphs, heartbreak.
Bu zafer… Romalıların, Britanya Halkına bir hediyesi olacak.
This conquest is the Roman people's gift to Britain's natives.
Zafer Havalimanının yıllık kapasitesinin iki milyon yolcu olması planlanmaktadır.
Zafer airport's annual capacity is planned to be two million passengers.
Sonunda transfobik bir hâl alıyor, ve zafer.
And it only gets overtly transphobic at the very end, so a win.
Bu hayaller, bu zafer hepsi çılgınlık, arkadaşım!
These dreams, this winning it's all madness, buddy!
Zafer aramayı severim, mümkün olan her yerde.
I like to look for victories where I can find'em.
Zafer bizim. İyi Yere gidiyoruz.
We won. We're going to The Good Place.
Zafer Edith Piafın.
Edith Piaf Triumphs.
Zafer için yanıp tutuşuyordu.
She hungered for conquest.
Zafer gülümseme.
Triumphant smile.
Tahmin ettiğimden biraz daha fazla hareketli geçmiş ama zafer zaferdir..
Little more drama than I was expecting, but a win is a win..
Results: 4943, Time: 0.0464

Top dictionary queries

Turkish - English