Examples of using Zarafetini in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
belin zarafetini aydınlatır ve bacakları daha uzun gösterir.
Zarafetle çınlayan orglar.
Kadınsı zarafeti ve normal giysileri hepimiz için ilham kaynağı olan bir kadın.
Bay Zarafet, uçmak istiyor musun?
Kalite, yenilik ve zarafetten oluşan bir dünyayı keşfedin.
Zarafetin, caziben, kıvrak dilin, ince zekân?
Senin zarafetinle büyüyecek.
Basitliği ve zarafeti çok iyi kullanan küçük bir şirket var.
Cadillacımın zarafet ve tarzına minnettar kalacak bir kaç zarif yerel insan umuyorum.
Basketbolun zarafetinden beysbolun şiirselliğinden yoksun.
Güç ve zarafetin arasında bir yerde atletik olmakla sanatkarlık arasında.
Sükûnetin ve zarafetin, yüzeydeki ışık oyunlarının altında dürüstlüğü ve acıyı gördüm.
Şu zarafete, şu güzelliğe bakın.
Bu eylemin zarafetten ve incelikten yoksun olduğunu düşünüyordu.
Metanetin, zarafetin ve cesaretin daima benimle olacak.
Eastonda zarafet dersi vereceğim.
Senin zarafetin, seni fark ettiriyor.
Henrinin terzi zarafeti.- Sen de.
Zarafete, zamana ve şıklığa ihtiyacın var.
Henrinin terzi zarafeti.- Sen de.
