Examples of using Zarf in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Zarf kapalı olduğu müddetçe sen bir milyonersindir.
Aşağıda, o zarf elindeyken annem ağlamaklı görünüyordu.
Zarf burada.
Zarf gördün mü?
Kaç farklı zarf var biliyor musunuz?
Bu zarf IKD Ödülleri ofisinden!
Ya zarf?
Zarf hiç açılmamış.
Size verdiğim zarf burada mı? Burası?
Aradığımız zarf bu. Şu adam danışmaya bırakıyor.
Zarf işi mi?
Zarf işindeki birkaç avantacıyı kaybettik.
Kaç farklı zarf var biliyor musunuz?
Bir hayli zarf lazım gelecek.
Girişteki güvenliğin silahı, zarf açacağı, Jeffrey Kantor.
Zarf için geldiniz, değil mi? Öğrenmeye çalışıyoruz?
Zarf bir düzine kat uzaklıktaki Postta ele geçirildi ve mühürlendi.
Zarf açmayı severim, bana ver. Açsana.
Bu zarf kartlar için, kurula gidecek.
Bombalı zarf bu olabilir.