Examples of using Zeplin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ona'' Zeplin'' derdik.
Zeplin!- Büyükbabayı bulduk. Bak!
Zeplin, değil mi? Harika!
Kulaklıklar. Ah. Zeplin. Gerçekten korkak kıyafetler giyiyor.
Zeplin gibi, balina gibi olacaksın.
Ama, zeplin insan tarafınan yapılmış hareket eden en büyük şeydi.
Çocuk güvende görünüyor ama zeplin saat kulesine çarpacak gibi.
Kulaklıklar. Ah. Zeplin. Gerçekten korkak kıyafetler giyiyor.
Zeplin: Hindenbergin hikayesi.
Hem zeplin hem de transatlantiği sırf zevkine sokmayı başardım.
Zeplin, değil mi? Harika!
Bu zeplin, Friedrichshafendan yıldızlı bir gece yarısı saat 2:17de havalandı.
İçeri zeplin park edilir!
Zeplin. Parama su anda ihtiyacım var!
Çocuk güvende görünüyor, ama zeplin saat kulesine doğru sürüklenmeye devam ediyor.
Kulaklıklar. Ah. Zeplin. Gerçekten korkak kıyafetler giyiyor.
Beğenmedin mi? Zeplin ben doğmadan düşmüş ve yanmış?
Her neyse, ben zeplin fikrine geri döndüm ve Alberto Santos-Dumonta gittim.
Çünkü zeplin müsait değilmiş.
Ne? Anne ve babamın öldüğü zeplin, bunun gibi miydi?