OUTER - Turkce'ya çeviri

['aʊtər]
['aʊtər]
dış
outside
foreign
external
exterior
out
outward
outdoor
outlying
abroad
dışarıdaki
out
outside
outer
zone
atla
jump
skip
is bypass
out
leap
get
off in
to miss
dive
to hop
çekilsin
retreat
to withdraw
out
off
to pull out
move
to step
to stand
forfeit
get out of
uzaktaki
away
far
distant
remote
faraway
stay out
avoid
distance
dıştaki
outside
foreign
external
exterior
out
outward
outdoor
outlying
abroad
dışında
outside
foreign
external
exterior
out
outward
outdoor
outlying
abroad
dışındaki
outside
foreign
external
exterior
out
outward
outdoor
outlying
abroad
dışarıdan
out
outside
dışarıya
out
outside
dışardaki
out
outside

Outer Ingilizce kullanımına örnekler ve bunların Turkce çevirileri

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
That door… leads to the outer hallway.
Dışardaki Koridor Ieads. Kapı orada.
So in the outer solar system, ice
Yani, güneş sisteminin dışında buz ve su kuyruklu yıldızlarda
Okay, moving on to article 47… Strip clubs in the outer boroughs.
Tamam, 47. maddeye gelirsek şehir dışındaki striptiz kulüpleri.
It's amazing how really different… all the moons of the outer solar system are.
Güneş sistemimizin dışında bu kadar fazla farklı uydu olması hayret verici.
DALEK 1 Rebels travelling in motorised vehicle have attacked and passed Dalek outer London cordon.
İsyancılar motorlu araçla seyahat ederken Londra dışındaki Dalek kordonuna saldırıda bulundu.
Here and here on the outer compact bone.
Burda ve kemigin dışında burda.
The final destination port will be Welling at the outer Peninsula.
Son durak Yarımada dışındaki Welling İstasyonu.
He and Tor were on a journey to the outer lands.
O ve Tor ülke dışında seferdeymişler.
Then Dirty Bones will pick up the goods at the outer port warehouse.
Ondan sonra DİRTY BONES malları liman dışındaki depodan alacak.
Abbe Faria, listen, your tunnel runs in the same direction as the outer gallery.
Rahip Faria, dinle- Senin tünel lağım dışındaki yöne gidiyor.
Yes. Here and here on the outer compact bone.
Evet. Burda ve kemigin dışında burda.
Okay, from the top. The Earth's outer layer is called-- The crust?
Pekala, yeryüzünün… en dışındaki katmanın adı nedir?
There is one in the outer cave now. No.
Hayır. Şu an mağaranın dışında bir tane var.
No. There is one in the outer cave now.
Hayır. Şu an mağaranın dışında bir tane var.
Those unclaimed by the court will be sold to whorehouses in outer Cambulac.
Divan tarafından istenmeyenler Cambulacın dışındaki kerhanelere satılacaklar.
There are no indications of a blow to the outer skull.
Kafatasının dışının patladıgını gösteren herhangi bir belirti yok.
How does a picture from the outer solar system get to us?
Güneş sistemi dışından bir görüntü bize nasıl ulaşır?
You show only outer love.
Sadece dışsal sevgi gösteriyorsun.
But, yeah, it's an outer shirt.
Ama dışarı gömleği.
What is an outer shirt?
Dışarı gömleği ne?
Sonuçlar: 1562, Zaman: 0.0832

En çok sorulan sözlük sorguları

Ingilizce - Turkce