A BEAST in Turkish translation

[ə biːst]
[ə biːst]
bir canavar
monster
beast
bir hayvan
animal
pet
beast
bir yaratık
creature
monster
beast
alien
critter
bir canavarı
monster
beast
bir canavara
monster
beast
bir hayvandan
animal
pet
beast
bir canavarın
monster
beast
bir hayvanı
animal
pet
beast
bir hayvanla
animal
pet
beast
bir yaratığı
creature
monster
beast
alien
critter
bir yaratığa
creature
monster
beast
alien
critter

Examples of using A beast in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Our copilot crawls through the plane like a beast.
Kaptan yardımcımız bir hayvan gibi uçakta emekliyor.
Give me a man to fight, or even a beast.
Bana savaşacak bir adam ver, bir yaratık bile olur hatta.
Do you think that a beast like you could make a woman like me happy?
Bir canavarın benim gibi bir kadını mutlu edebileceğini mi sanıyorsun?
You can't miss a beast like this one.
Böyle bir hayvanı ıskalamam ben.
He became a beast, an animal.
Bir canavara, bir hayvana dönüştü.
You can't beat a beast, brah.
Bir canavarı yenemezsin, ahmak.
Taking care of a dead person, why not a beast.
Ölü biriyle ilgilenebiliyorsan, bir hayvanla neden olmasin.
More and more these days, I think I would prefer to be a beast.
Sanırım böyle günlerde giderek bir hayvan olmak istiyorum.
In God's eyes, that's exactlywhat he is: a beast.
Tanrının gözünde, O gerçekten ne?: bir yaratık.
Try to control a beast feeling impending death.
Yaklaşan ölümü hisseden bir hayvanı, kontrol etmeye çalışmak.
Inside the belly of a beast, of course.
Bir canavarın karnına, tabii ki.
Wouldn't you say? That door could keep out a beast.
O kapı bir canavarı uzak tutabilir, değil mi?
I kept you from becoming a beast.
Elimden gelebildiğince seni bir canavara dönüşmekten kurtardım.
To catch a beast, all you need is a little fresh meat.
Bir yaratığı yakalamak için… tek ihtiyacın olan biraz taze ettir.
Take her to a motel room and bang her like a beast.
Bir motel odasına götür ve bir kızı bir hayvan gibi becer.
Some say he sleeps in caves like a beast.
Mağaralarda uyuduğunu söylüyor. Bazıları bir yaratık gibi.
He learned us how to cut up a beast.
Bir hayvanı nasıl keseceğimizi öğrenmişti bize.
What does a beast even need armed guards for?
Bir canavarın neden silahlı korumaya ihtiyacı olur ki?
All you need is a little fresh meat. To catch a beast.
Bir yaratığı yakalamak için… tek ihtiyacın olan biraz taze ettir.
You can't kill a beast by feeding it.
Bir canavarı besleyerek öldüremezsin.
Results: 566, Time: 0.039

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish